« Önceki |

6/1/2008

'Tehlikeli miras' listesinde İstanbul!

UNESCO'nun 'Dünya Kültür Mirası' listesinden çıkarılma tehlikesi yaşayan İstanbul'un kaderi şubat ayında yapılacak toplantıda belli olacak. İstanbul'u bekleyen iki risk, 'Tehlikedeki Kültür Mirası' sayılmak ya da listeden tamamen çıkarılmak...

Sultanahmet'teki Four Seasons Oteli'nin Bizans kalıntıları üzerine ek bina yapmasıyla gündeme gelen tartışmalara UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Genel Sekreteri Dr. Nihat Zal açıklık getirdi. Dr. Zal, İstanbul tarihi kent alanındaki kültürel varlıklarla ilgili 2005 yılından bu yana bir süreç işlediğini, varlıkların yönetim planı ve koruma programının geliştirilmesiyle ilgili görüşmelerin halen devam ettiğini anlattı. Dr. Zal, sürecin dolacağı 2008 yılının şubat ayında yapılacak toplantının önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye'de, listedeki tarihi varlıkların korunmasıyla ilgili UNESCO'ya yürütücü kurum olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın taahhüt verdiğini ve taahhütlerin gelecek yılın şubat ayına kadar tamamlanacağının söylendiğini dile getiren Dr. Zal, ancak süreç bittikten ve toplantı yapıldıktan sonra UNESCO'nun, listesindeki İstanbul'daki tarihi varlıklarla ilgili yaklaşımının belli olacağını ifade etti.


Üç tür uygulama var


Dr. Zal, UNESCO'nun üç tür uygulaması olduğunu belirterek, İstanbul'daki tarihi varlıkların birinci uygulama olan 'Dünya Kültür Mirası' listesinde olduğunu, bunun önemli bir prestij sağladığını söyledi. İkinci olarak, tarihi varlıkların 'Tehlikedeki Dünya Kültür Mirası' listesine alınabildiğini, üçüncü olarak da listeden çıkarma uygulamasının yapıldığını ifade eden Dr. Zal, Türkiye'nin taahhütlerini tam yerine getirmemesi halinde, İstanbul'daki UNESCO listesindeki tarihi varlıkların, 'Tehlikedeki Dünya Kültür Mirası' listesine kaydırılma ihtimali olduğunu dile getirdi.

28/8/2007

Okul servis ücretlerine zam geldi...

İstanbul, Ankara ve İzmir'de yaklaşık 2 milyon öğrenciyi taşıyacak servisler yüzde 10 zamlı tarife uygulayacak. Servislerin taleplerini değerlendiren valilik ve belediye yüzde 10 zammı uygun gördü.

Sabah gazetesi'nin haberine göre, İstanbul'da en kısa mesafe ücreti 110 YTL oldu.

Ankara'da kar nedeniyle 9 ay üzerinden belirlenen ücretler ise 0-5 km 683 YTL, 10-15 km arası bin 24 YTL olacak.

İstanbul'da ücretler (YTL):

28/8/2007

Fas'ta yüzde 47 kopyası

Türkiye’deki genel seçimleri yüzde 47’lik oy oranı ile kazanan AK Parti, bölge ülkelerine model oldu. Fas’ın parti ambleminde ‘gaz lambası’ logosu bulunan AKP’si de yüzde 47 ile 7 Eylül’de yapılacak genel seçimlerde iktidara koşuyor

Fas’ta, Başbakan Erdoğan’ı kendine örnek aldığını söyleyen ve parti adını bile birebir kopyalayan İslami kökenli Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ‘Takım elbiseli İslamcı’ olarak adlandırılan lideri Saadettin Osmani’nin, 7 Eylül’deki seçimlerde tek başına iktidara gelmesine kesin gözüyle bakılıyor.

2002 seçimlerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi genel seçimlerde üçüncü parti olmuş ve 325 sandalyeli parlamentoya sadece 42 üye sokabilmişti. Bu seçimden 1’inci parti olarak çıkan Sosyalist Birlik Partisi 50 sandalye, 2’nci parti olan İstiklal Ulusal Partisi ise 48 sandalyeye sahip olmuştu. Önümüzdeki hafta ülkedeki 15.5 milyon seçmen sandık başına giderek ülkenin siyasi kaderini belirleyecek. Seçimde 30’u aşkın parti yarışacak.

2002 yılına kadar şeriatçı söylemleri ile dikkat çeken parti, son yıllarda büyük bir atağa geçerek hem söylemlerini yumuşattı hem de seçim kampanyalarını genişletti.

GIDA DAĞITTILAR

Parti gönüllüleri, ülkedeki fakir kesime gıda yardımları yaparken, bir yandan da broşürler dağıtıyor. Fas’taki laik partilerin ve Kral Muhammed’in kuşkuyla baktığı parti ABD destekli olmakla eleştiriliyor. Ülkeye şeriat getirmeyeceklerini ve hedeflerinin AB’ye girmek olduğunu söyleyen parti lideri Osmani, ülkenin dört bir yanında dev mitingler düzenliyor. AKP, şeriat söylemlerini yumuşatınca her kesimden seçmeni yanına çekmeyi başarmıştı. Ancak laik partilere göre, AKP’liler, ılımlı kimliğe bürünmüş şeriatçılar.

MODELİ ERDOĞAN

Türkiye'deki AKP’nin İslami referansları olan bir partinin politikaya gireceğinin ve olağanüstü bir sonuç elde edebileceğinin kanıtı olduğunu belirten AKP Lideri Osmani, “Onlarla çok iyi ilişkiler içindeyiz ve görüş alışverişinde bulunuyoruz. Ancak biz onlardan daha İslamcıyız ve biz laik bir ülke değiliz” demişti. Osmani, Le Monde gazetesine verdiği demeçte, “Ne Suudi rejimi, ne de Mısır’ın Müslüman Kardeşleri, kendime, Türkiye’deki AKP’yi ve Erdoğan’ı örnek aldım” demişti.

Vaatleri AK Parti ile benziyor

Amacımız ülkemizi AB’ye üye yapmak

İslamcı bir parti değiliz

Şeriat kurmak gibi bir niyetimiz yok

Kadınların ellerinden haklarını almayacağız

Gizli ajandamız yok

Hıristiyan Demokratlar’a benziyoruz. Herkese eşitlik sağlayacağız

(Akşam)

25/8/2007

HarperCollins, iPhone’a dijital kitap hazırlıyor

Dünyanın en büyük yayınevlerinden HarperCollins, 14 dijital kitabın bazı bölümlerinin iPhone cep telefonlarında yayınlanması için Apple ile ortak bir projeye imza attı. Yayıncılık dünyasının önde gelen ismi HarperCollins ile teknoloji dünyasının devi Apple, iPhone’dan okunabilecek “dijital kitap” projesi için harekete geçti. Çoğu Ağustos ve Eylül aylarında çıkacak bu yeni kitapların arasında Faye Kellerman’ın “The Burnt House”, Ray Bradbury’nin “Now and Forever”, ve David Mendell’in ABD’nin siyahi başkanıyla ilgili kitabı “Obama” bulunuyor. Kitapların dijital versiyonlarına ise ‘mobile.harpercollins.com’ internet sitesinden ulaşılabilecek, ve iPhone sahipleri telefonlarına bu kitapları indirebilecek.

Yayınevi ayrıca, kullanıcıların aynı site üzerinden yeni kitaplara bakabileceklerini ve bazı bölümlerini okuyabileceklerini de açıkladı.

HarperCollins’in Apple ile ortak gerçekleştirdiği bu proje için şimdiye dek 10.000 kitabın bazı bölümlerini dijital ortama aktardığı biliniyor.


25/8/2007

Nokia'nın E 50 cep telefonunu kullananlar yandı!

Nokia'nın E 50 modelini kullananların başına gelmedik kalmadı. Üretim hatası bu telefonların öyle bir özelliği varki....Selçuk Tanrısever, gelen aramalarda hoparlör otomatik olarak açıldığı için 500 bin YTL kaybederken eşiyle de boşanmanın eşiğine geldiğini söyledi. İzmirli bir işadamı da 2 milyon dolar kaybetti.

"Nokia'nın E 50 model cep telefonu hayatımı altüst etti. Hem 20 yıllık müşterimi kaybettim. Hem de eşimle boşanmanın eşiğinden döndüm." Bu sözler Adana'nın önde gelen işadamlarından Güney ve Güneydoğu Genç İşadamları Federasyonu Başkanı (GİAF) Selçuk Tanrısever'e ait.

Nokia'nın işadamlarına yönelik ürettiği E 50 serisi, kullanıcılarının kâbusu oldu. Teknik bir arıza içeren telefonlarda, gelen aramalar yanıtlandığında otomatik olarak hoparlör açılıyor ve kilitleniyor. Karşı tarafın sesini bir anda tüm çevrenizdekiler duymaya başlıyor. Telefonu ancak bataryasını çıkartarak kapatabiliyorsunuz.

Nokia E 50 yüzünden başı ağrıyan tek işadamı Tanrısever değil. İsminin açıklanmasını istemeyen İzmirli bir işadamı da yılda 2 milyon dolar mal satacağı müşterisini Nokia E 50 yüzünden kaybetti. Sorunun birçok kişiyi mağdur ettiğini duyan Tanrısever, başkanı olduğu GİAF üyeleriyle irtibata geçip mağdurları tespit ediyor. Tanrısever, 550 üyesi olan federasyondan en az 10'a yakın mağdur çıktığını söylüyor.

Nokia, 2006'da "For Business E 50" ismini verdiği cep telefonlarını işadamlarına yönelik olarak piyasaya sürdü. Gelişmiş ajanda sistemi, yüksek çözünürlükte fotoğraf ve internet kullanımını kolaylaştıran özelliklere sahip E 50, kısa sürede birçok işadamının cebine girmeyi başardı. Ancak bu telefon işadamların kâbusu oldu. Kiminin evliliği tehlikeye girdi, kimi ise milyonlarca YTL zarara uğradı.

'Müşterim hakaretleri duydu'

Çünkü telefon, bugüne kadar görülmemiş bir teknik arıza içeriyor. Gelen aramaların yüzde 30'unda yanıtla tuşuna bastığınızda telefon hoparlör sistemine geçiyor. Karşı tarafın sesi bir anda herkes tarafından duyulmaya başlıyor. Telefon aynı anda kilitlendiği için de tuşa basıp aramayı sonlandırmak mümkün değil. Tek çözüm bataryayı çıkarmak. Tabii bataryayı çıkarana kadar karşı tarafın tüm konuşmaları etrafta duyuluyor. Nokia'ya maddi ve manevi tazminat davası açmaya hazırlanan GİAF Başkanı Selçuk Tanrısever, telefonu yaklaşık 1 yıl önce aldığını söylüyor. "İşadamlarına hitap ettiği için bu telefonu aldım" diyen Tanrısever, başına gelenleri şöyle anlatıyor: "Telefonun sık sık ekranı kilitleniyordu. İlk başlarda pek önemsemedim.

Daha sonra yaklaşık 500 bin YTL'lik çekini ödemekte zorlanan bir müşterim ile yemek yiyorduk. Borcunu tam ödemek üzereyken telefonum çaldı. Arayan muhasebe müdürümdü. Telefonu açar açmaz hoparlör de açıldı. Muhasebe müdürüm durumdan habersiz, karşımda oturan müşterimin ismi de vererek 'O şerefsiz borcunu ödemiyor mu hâlâ' benzeri bir sürü şey söyledi. Telefon kilitlendiği için kapatmam imkânsız hale geldi. Hemen bataryayı çıkarmayı denedim. Tabii uzun bir süre adam kendine edilen hakaretleri duydu. Sonuçta ben paramı tahsil edemediğim gibi 20 yıllık müşterimi de kaybettim."

Nokia E 50, Tanrısever'in özel hayatında da sorunlara yol açmış. Tanrısever eşiyle yaşadığı ve boşanmanın eşinden döndüğü olayı da şöyle anlatıyor: "Eşimle tatile giderken aynı sorunu tekrar yaşadım. Arayan sigorta işlerimizi yapan bir bayandı. Yine telefon hoparlöre geçip kilitlendi. Karşıdaki bayan samimi konuşunca da eşimle aram açıldı. Telefonu geri götürdüğümde bu seride böyle bir hata söz konusu olduğu kabul edildi. Tam 6 kez telefon servise gidip geldi ama sorun değişmedi. Ben tüm bu sorunlar için maddi ve manevi tazminat hakkımı kullanacağım."


2 milyon dolar kaybetti

İsmini açıklamak istemeyen İzmirli bir işadamının başına gelenler de Tanrısever'in yaşadıklarını aratmıyor. "Bu telefon yüzünden 2 milyon dolar kaybettim" diyen işadamı da yaşadıklarını şöyle anlatıyor. "Fuar sırasında İspanyol bir şirketin Türkiye temsilcisi ile çok güzel bir anlaşma yaptık. 1 yıl boyunca yaklaşık 2 milyon dolarlık mal satacaktık. Anlaşmanın son ayrıntılarını tamamlamak için müşterimizle tekrar bir araya geldik. Tam bu sırada imzayı atıp atmadığımızı merak eden ortağım aradı ve 'Kekliği avladın mı' tarzı bir sürü söz etti. Bunu duyan müşteri direkt olarak masadan kalkarak gitti."

'Ürünü değiştiriyoruz'

Nokia Pazarlama Müdürü Çiçek Uyansoy, "Sorunu giderilemeyen Nokia E 50'leri yenisiyle değiştiriyoruz. Kullanıcılar böyle bir sorunla karşılaştığında Nokia servislerine iletsinler. Hatalı ürünlerin geri çağrılması konusunda Nokia Türkiye ofislerinin bir karar vermesi söz konusu değil. Ama bize gelen Nokia E 50 şikayetleri genele oranla çok abartılı bir rakamı ortaya koymuyor" dedi.

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı